Kaplumbağa Özellikleri: Doğanın En Dayanıklı Canlıları
Kaplumbağaların Fiziksel Özellikleri
Kaplumbağaların en ayırt edici özelliği elbette kabuklarıdır. Kabuk, üst kısımda karapas ve alt kısımda plastron olmak üzere iki bölümden oluşur. Bu yapı kemikten meydana gelir ve üzeri keratin tabanlı plakalarla kaplıdır; tıpkı insan tırnakları gibi sürekli yenilenir. Kabuk, omurga ve kaburga kemikleriyle doğrudan bağlantılıdır, yani kaplumbağayı kabuğundan ayırmak kesinlikle mümkün değildir; kabuk onun vücudunun ayrılmaz bir parçasıdır. Kaplumbağaların dişleri yoktur ancak güçlü bir gagaları vardır ve bu gaga yiyecekleri koparmak ve parçalamak için son derece etkilidir. Türe bağlı olarak 2 santimetreden 2 metreye kadar uzunluklara ve birkaç gramdan 900 kilogramın üzerine kadar ağırlıklara ulaşabilirler.
Duyu Organları ve Algılama Yetenekleri
Kaplumbağalar sandığınızdan çok daha gelişmiş duyu organlarına sahiptir. Görme duyuları oldukça keskindir ve özellikle renkleri ayırt etme konusunda başarılıdırlar. Kırmızı ve turuncu tonlarına karşı özel bir ilgileri vardır; bu yüzden parlak renkli meyvelere hemen yönelirler. İşitme duyuları zayıf gibi görünse de özellikle düşük frekanslı sesleri ve yerden gelen titreşimleri çok iyi algılarlar. Koku duyuları ise oldukça güçlüdür ve yiyeceklerini bulmak için aktif olarak kullanırlar. Deniz kaplumbağalarının manyetik alan algılama yeteneği sayesinde binlerce kilometre yol kat ederek doğdukları sahile geri dönebildikleri bilinmektedir; bu inanılmaz navigasyon becerisi hala bilim insanlarının araştırdığı bir konudur.
Kaplumbağaların Davranış Özellikleri
Kaplumbağalar genellikle sakin ve tek başına yaşamayı seven canlılardır. Ancak bu onların tamamen antisosyal olduğu anlamına gelmez. Özellikle çiftleşme döneminde erkekler, dişilerin dikkatini çekmek için başlarını sallama ve kabuklarıyla vuruşma gibi ilginç davranışlar sergiler. Kara kaplumbağaları günün büyük bölümünü güneşlenerek, yiyecek arayarak ve dinlenerek geçirirken su kaplumbağaları daha aktif bir yaşam tarzına sahiptir ve avlanma davranışları gösterir. Kış aylarında hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte kaplumbağalar kış uykusuna benzer bir durgunluk dönemine girer; bu duruma hibernasyon denir ve metabolizmaları neredeyse tamamen yavaşlar. Bazı türler bu dönemde kalp atışlarını dakikada birkaç atıma kadar düşürebilir.
Kaplumbağaların Üreme Özellikleri
Kaplumbağalar yumurtayla çoğalır ve tüm türler yumurtalarını karaya bırakır; su ve deniz kaplumbağaları bile bu amaçla karaya çıkar. Dişi kaplumbağa, arka ayaklarıyla toprağa bir çukur kazarak yumurtalarını bu yuvaya bırakır ve üzerini toprakla örter. Yumurtaların kuluçka süresi türe göre değişmekle birlikte genellikle 45 ile 90 gün arasında sürer. Dikkat çekici bir bilgi olarak yumurtaların çevresel sıcaklığı, yavruların cinsiyetini belirler. Daha sıcak ortamlarda dişi, daha serin ortamlarda ise erkek yavrular gelişir. Yavrular kabuklarının üzerindeki yumurta dişi adı verilen özel bir çıkıntı yardımıyla yumurtayı kırarak dünyaya gelir ve doğduğu andan itibaren tamamen bağımsızdır; ebeveyn bakımı görülmez.
Kaplumbağa Özellikleri SSS
Kaplumbağalar kaç yıl yaşar?
Türüne bağlı olarak 20 yıldan 150 yılın üzerine kadar yaşayabilirler. Ev ortamında bakılan kara kaplumbağaları 50 ila 100 yıl arasında bir ömre sahiptir. Galapagos dev kaplumbağaları ise doğanın en uzun yaşayan kara hayvanlarıdır.
Kaplumbağa kabuğunu bırakır mı?
Hayır, kaplumbağa kabuğunu asla bırakmaz. Kabuk, omurga ve kaburga kemiklerine bağlı olduğu için vücudunun ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak kabuk plakları büyüme sürecinde doğal olarak yenilenebilir ve eski tabakalar dökülür.
Kaplumbağalar tehlike anında ne yapar?
Tehdit hissettiklerinde baş, ayak ve kuyruklarını kabuklarının içine çekerler. Bu, en etkili doğal savunma yöntemleridir. Bazı türler ise hıslama sesi çıkararak veya kötü kokulu bir sıvı salgılayarak yırtıcıları caydırma yoluna başvurur.
7 Yıl Önce
7 Yıl Önce
7 Yıl Önce
7 Yıl Önce
6 Yıl Önce
6 Yıl Önce
6 Yıl Önce
6 Yıl Önce
6 Yıl Önce
6 Yıl Önce
6 Yıl Önce
6 Yıl Önce















